"Dünya var oldukça Kudüs bizimdir"

ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımaya hazırlanmasına Çankırı’dan tepki gösterildi. TÜGVA ve Çankırı Karatekin Üniversitesi Öğrenci Konseyi tarafından dün öğle namazı sonrasında basın açıklaması yapıldı.


Hoca Ahmet Yesevi Camisinde öğle namazı sonrasında toplanan bir grup genç ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması ile ilgili açıklamalarını protesto etti.  Grup adına TÜGVA üyesi Abdulhalim Ercoşgun açıklamada bulundu.


Ercoşgun, İslam coğrafyasında yaşanan zulme dikkat çekerek, “Her geçen gün İslam coğrafyası küresel sömürü düzeninin kıskacında kan gölüne çevrilmektedir. Dün kendini muasır medeniyetler seviyesinde gören Avrupa'nın merkezinde Bosna'da yaşanan soykırım hafızalarımızda taze iken; Suriye'de her gün bir insanlık dramı yaşanırken; Arakan'da naklen soykırımlarda kimyasal silahlarla masum çocuklar ve kadınlar katledilirken; milyonlarca insan yerlerinden yurtlarından ayrılmak durumunda kalmıştır. Silahların menşei dünyanın kan emici vampirleri olan sömürgeci ülkeler arasında değişirken; ölenlerin hep savunmasız Müslümanlar olduğu açık bir şekilde görülmektedir.” şeklinde konuştu.


“Bir yandan gönül coğrafyamıza ölümler yağdırılırken; bir yandan da kutsallarımız çiğnenip topraklarımıza el uzatılmaktadır.” diyen Ercoşgun konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hadsizliğin, saldırganlığın ve hukuksuzluğun geldiği son nokta olarak siyonizmin bu devirdeki kullanışlı piyonu Trump aracılığıyla ilk kıblemiz Kudüs'ümüzü işgalci İsraillilerin Siyonist emelleri doğrultusunda başkent ilan etme cür'etinde bulunmuşlardır. İlk kıblemizin bulunduğu Filistin 1948 yılından beri yüzlerce yıllık Büyük İsrail Projesi çerçevesinde adım adım işgal altına alınmıştır. TV’lerde naklen Müslüman semtleri bombalanırken, masum kadınları, erkekleri, çocukları dünyanın gözü önünde cami avlusunda katledilirken bunu yapan işgalci güruhu ‘şımarık’lıkla nitelendirip şirin göstermeyi alçaklık olarak nitelendiriyoruz.


İslam'ın ilk kıblesinde dahi ezan-ı Muhammedi'nin yasaklanması; son olarak da Kudüs'ün işgalci Siyonistlerin başkenti olarak ilan edilmesi cüretinde bulunmuş bir eşkıya ordusuna karşı dik duruşun bir Müslüman için namus meselesi olduğunu tüm İslâm âlemine hatırlatıyoruz. Âlem-i İslam'ı reel politik kaygılardan arınarak, Amerika’dan, İsrail’den değil Allah'tan korkmaya ve O'na (cc) teslim olmaya çağırıyoruz. Artık ümmetin prangalarından kurtulması ile Filistin'in özgürlüğüne kavuşması aynı çizgiye gelmiştir.


İlk kıblemiz Mescid-i Aksa'da Hakkın daveti ezan susturulmaya çalışılırken; avluda savunmasız erkek ve kadın kardeşlerimiz şehit edilirken bu mezalimi dillendirmenin dahi antisemitizm olarak yaftalanması güçlünün haklı olduğu çarpık uluslararası hukuk ve siyaset sisteminin sonucudur. Müslümanlar hunharca katledildiğinde sessiz kalan güçlünün haklı olduğu bir Uluslararası Hukuk Sisteminin ve onun ikiyüzlü kullanışlı araçlarını ret ediyoruz.


Şu açıkça bilinmelidir ki; Newyork'un 1 gece aydınlanması için tüm gönül coğrafyamızı ateşe atanlar; Kudüs'ümüzün 1 anlık karanlığa bürünmesinin sonuçları çok ağır olacaktır. Tarih bize göstermiştir ki; Theodor Herzl'ın rüyasıyla hareket edenler, bu çağın Selahattinlerini, Abdülhamidlerini hesaba katmazlarsa acı bir kâbusa uyanacaklardır. Şimdi, İslam coğrafyası üzerinde yeni üretilen silahların tatbikatının yapılmasına göz yuman, kimseye hesap verme gereği duymadan çocukları öldürülen, kadınlarının namuslarına tecavüz edilen, İlk kıblesine el uzatılan İslam Dünyasının mensuplarına sesleniyoruz; Daha neyi bekliyorsunuz? Daha ne kadar kendi kardeşlerinize, ümmetin meselelerine sağır, dilsiz kalacak; görmezden geleceksiniz? Filistin dar bir coğrafyada bulunan bir takım insanların meselesi değil; tüm İslam âleminin namusudur. Celladından diz çöküp af dileme gafletinden kurtulunuz! Dünya var oldukça yeryüzü bizimdir, Kudüs bizimdir.”

Basın açıklaması sırasında tekbirler ve Kudüs lehine sloganların atıldı. Grup açıklama sonrasında olaysız dağıldı.


Haber Yorum Ekle

Bu Habere İlk Yorum Yapan Siz Olun...

Scroll To Top