"Sorumluluklarımızı yerine getiremedik"

Diyanet İşleri Başkanlığı Çankırı Müftülüğü tarafından kamu kurum ve kuruluş temsilcilerine yönelik organize edilen “Dini İstismar Eden Gruplar” konulu konferans 13 Temmuz Cuma günü Astarlızade Sabiha Anne Kadın Eğitim Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa Çankırı Belediye Başkanı Hüseyin Boz, Vali Yardımcısı Abdullah Aslaner, Diyanet İşleri Başkanlığı Yabancı Dil ve Lehçelerde Yayınlar Daire Başkanı Lokman Arslan,  Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Davut Kaya, Ankara Keçiören Müftülüğü Başvaizesi Ayşe Sarı, İl Müftüsü Bürhan Keleş, daire amirleri, kurum yetkilileri ve müftülük personeli katıldı.


Programda ilk olarak Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Davut Kaya Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından kısa bir konuşma yaptı. Çankırı İl Müftüsü Bürhan Keleş, 15 Temmuz gibi bir olayın bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.


“Sorumluluklarımızı tam olarak yerine getiremedik”


İl Müftüsü Keleş, din istismarı konusunda kendilerinin de suçu olduğunu aktararak, “Din istismarında bizlerinde suçu var. Allah’ın dinini bazı insanlar farklı yönden anlattı dini istismar ettiler. Bunda bizimde suçumuzun olduğunu düşünüyorum. Bu konuda ciddi çalışmalar yapılmamıştı. Din istismarında FETÖ olayı yaşandı. Yarın başka FETÖ’cülerin çıkmayacağı, başka grupların çıkmayacağı ne malum? Diyanet İşleri Başkanlığı’mız dinimizi milletimize anlatma noktasında sorumludur. Ama biz bu sorumluluğu tam olarak yerine getiremedik. Bize bu sorumluluğu tam olarak yerine getirme imkanı da bazen verilmedi. Bunların sonucunu 15 Temmuz’da gördük.” dedi.


“Dinimiz okullarda düzgün anlatılmıyor”


Milli Eğitim Bakanlığı Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin müfredatının yeniden düzenlenmesi gerektiğini aktaran Keleş, “15 Temmuz büyük bir bela oldu. Cenabı hakkın yardımı ve milletimizin birlik beraberliği ile bu musibeti ortadan kaldırdık. Bir musibet bin nasihattan iyidir sözünden anlaşılacağı gibi bundan ders ve ibret alınmalı. Tertemiz olan din ve İslam, insanlarımıza düzgünce anlatılmalı. Diyanet işleri başkanlığımıza sahip çıkılmalı. Din alanında her türlü ihtiyacının giderilmesi düşüncesindeyim. Din konusu iman konusu her zaman istismara açık bir nokta. Cennet vadediyorlar başka şey vadediyorlar insanları kandırıyorlar. Okullarımızda, camilerimizde dinimizi anlatırsak milli eğitim müfredatını yeniden gözden geçirirsek, din kültürü  dersinde ne İslam doğru düzgün anlatılıyor ne Alevilik doğru düzgün anlatılıyor ne Yahudilik ne Hristiyanlık. Karma birşey ortaya konmuş. Bizim neslimizin geldiği nokta malesef böyle.” açıklamasında bulundu.


Diyanet İşleri Başkanlığı Yabancı Dil ve Lehçelerde Yayınlar Daire Başkanı Lokman Arslan da ülkemizin önemli bir konumda bulunduğunu dile getirerek, “İçinde bulunduğumuz coğrafya insanlık tarihi boyunca dikkat çeken bir coğrafyadır. Bu coğrafyada yaşamanın bir bedeli var. Burada yaşıyorsanız kırılmak noktaları olur. Sizleri hep uğraştırıyorlar. 15 Temmuz aslında yeni sömürgenin bir yöntemiydi. Ülkemizi parçalayıp, işgal edeceklerdi. Ülkemizi sömüreceklerdi. Allah lütfetti aziz milletimiz direndi kötü emeller gerçekleşmedi.” dedi.


Arslan, FETÖ’nün dini bir grup olmadığını aktararak, “FETÖ dini bir grup değildir. İnsanlık tarihinde din üzerinden kan akıtılmış, göz yaşı dökülmüşse bu tür faaliyetlerden hiç biri dini değildir. Bunlar siyasi, dini istismari bir olaydır. Dini kutsal değerleri bireysel ve örgütsel çıkarları için kullanıyorlardı. Türkiye’de ateist bir örgüt kursanız, marjinal gruplar kursanız çok fazla taraftar bulamazdınız. Ama Türkiye’de dini örgüt kurularak uluslararası örgütler tarafından kullanıldı. Kendi devletimizin kurumlarına, milletine ve birbirimize güvenmeliyiz. Bu uyumu birlikteliği daha fazla korumalıyız. Yoksa yarın başka gruplar kurulup ülkemize zararlar verilebilir.” şeklinde konuştu.


Diyanet İşleri Başkanlığı’nın dini istismar konusunda önlem aldığını sözlerine ekleyen Arslan şunları kaydetti: “Diyanet Işleri Başkanlığı’mız buradaki Müftülüğümüz, Kur’an kurslarımızla İmam Hatiplerimizle bir bütün olarak din alanında istismar olmaması için birbirimizi desteklememiz lazım. Yapılan yanlışlar düzeltilmeli. Dini marjinal akımlar kriz dönemlerinde ortaya çıkar. Topluma zarar vermişlerdir ve bununla mücadele için toplumsal bütünlük çok önemlidir.” 


Habere Ait Resimler

Haber Yorum Ekle

Bu Habere İlk Yorum Yapan Siz Olun...

Scroll To Top