Sağlık-Sen'de tekrardan Dinç dönemi

Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Sağlık Sen Genel Başkanı Metin Memiş, sağlık alanında yaşanan şiddet karşısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın inisiyatif almasını isteyerek, "Sağlık alanında şiddet başlıca bir sorun. Şiddete sıfır tolerans için Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın inisiyatif alacağını ve çözüm bulacağına inanıyoruz." dedi.


Sağlık-Sen Çankırı Şubesi 4. Olağan Genel Kurulu 4 Ağustos Cumartesi günü Koç Otel’de gerçekleştirildi. Tek listenin yer aldığı kongre sonrasında Tuna Dinç yeniden başkanlığa seçildi.


Kongreye Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Sağlık Sen Genel Başkanı Metin Memiş’in yanı sıra çevre illerin il temsilcileri, delegeler ve üyeler katıldı.


Açılış ve divanın oluşturulmasının ardından saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı’mızın okunmasının ardından  Sağlık Sen Çankırı Şube Başkanı Tuna Dinç açılış konuşmasını gerçekleştirdi.


Çankırı Sağlık-Sen Başkanı Tuna Dinç, Çankırı Devlet Hastanesi’nde güvenlik görevlisinin dar edilmesi ile ilgili açıklamada bulunarak, "Sağlık çalışanlarımızın yaşadıkları sorunlar hepimizin malumu. Sağlık-Sen olarak bu konuda neler yapılması gerekiyorsa, nerelere başvurulması gerekiyorsa her mercii zorladık ve zorlamaya devam edeceğiz. Birkaç gün önce Çankırı Devlet Hastanesinde güvenlik görevlisi olarak çalışan M. Ç. şiddete maruz kalmıştır. Kendisini veya yakınını iyileştirmek için var gücüyle çalışan sağlık çalışanlarına sözlü ve fiili şiddet uygulamak, akli muhakeme ve vicdani muhasebe içinde olanların asla yapmayacağı ve yapamayacağı hastalıklı bir tavırdır. Sağlık-Sen olarak, çalışanlarımıza yönelik, hangi türde ve hangi sebeple ve nereden gelirse gelsin uygulanan şiddete kayıtsız kalacağımız beklenemez. Görevleri, cennet ülkemizin en ücra köşelerinde bile sevgi, merhamet ve sağlık götürmek olan tüm sağlık çalışanlarımıza yapılan şiddetin her türlüsüne karşıyız." dedi.


Tuna Dinç, büyük bir aile olduklarını aktararak, “Hizmet Sendikacılığı mücadelemizi, bugün Çankırı şubesi olarak 1226 üye ile devam ediyoruz. Birlik ve beraberlik içinde Çankırı Sağlığında farkındalık oluşturduk. Sağlık-Sen olarak, 'biz büyük bir aileyiz' ve birlikte başardık, birlikte başaracağız sözlerinin karşılık bulduğu bir sendika olduğumuzu görmek bizleri son derece mutlu etmektedir. Biz kaynağını değerlerinden, gücünü ise teşkilatından ve üyelerinden alan bir sendikayız. Bu bakımdan, her yıl yetkimizin üye sayımızın artırılarak perçinlenmesi, masada bizim, sahada sizin elinizi güçlendirmektedir. Ne kadar büyük bir aile olursak, sesimizin o kadar yüksek çıkacağı hepimizin malumudur." şeklinde konuştu.


Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Sağlık Sen Genel Başkanı Metin Memiş, Çankırı Şubesine çalışmalarından ötürü teşekkür ederek, “Bu bir demokasi şöleni. Ülkemiz zor zamanların ülkesi ama Memur-Sen ailesi olarak demokrasiden, özgürlükten bahsediyoruz. Bu anlamda da kendi içimizde demokrasimizi işletme noktasında özellikle Çankırı’daki delege seçim sürecinden başlamak kaydıyla bugünlere kadar bu süreci şube başkanım ve yönetimine, sağ duyu ile çalışan siz üyelere teşekkür ediyorum.” dedi.


Genel Başkan Memiş, Mermur-Sen’in Türkiye’de 1 milyon 10 bin üyesiyle en büyük sivil toplum hareketi olduğunu aktararak, “Memur-Sen teşkilatı Türkiye’de sendikalcılığı farklı bir noktaya koyan, sendikacılığı çalışanların alacağı ücret boyutuyla değil sendikacılığı yaparken hak ararken milletin ülkenin hakkını aramak, çocuklara onurlu bir gelecek bırakmak, dünya mazlumların sesi olmak gibi görerek yaptığı sendikal anlayışıyla birlikte Allah’a hamd olsun ki ülkemizin zor günlerden bugünlere gelmesine en büyük katkıyı sunan sivil toplum kuruluşu oldu.” açıklamasında bulundu.


Sizlerin desteği ile birlikte eski Türkiye’nin kötü alışkanlıkların bir tarafa bırakılmasını, bu millete hesap soranların, bu millet bedel ödetenlerden hesap sorulmasında, adım atılmasında Memur-Sen her zaman inisiyatif aldı. Sendikacılık ülkeyi yeniden inşa edecek erdemlilik harekatıdır. Her zaman millet adına söz söylemiş sendikadır memur sen. Sendikacılık yaparken önceliğimiz ülkemiz vatanımızın geleceğidir.


Vatan, millet taraftarı olduklarını ifade eden Memiş, konuşmasını şöyle sürdürdü:


“Bizim sendikal anlayışımızı zaman zaman eleştirdiler. Onurlu bir duruşla milletin sesi olan bir anlayışla nereden nereye gelindiğini görebiliyoruz.  Biz sözde milli sendikacılık yapmadık. 15 Temmuz’da Memur-Sen ailesi olarak meydanlardaydık. Memur-Sen darbe karşıtı anlayışıyla tankların önünde göğsünü gererek dimdik durdu. Başımız dik, alnımız ak bir şekilde bu ülkede STK’cılığın nasıl yapılması gerektiğini herkese gösterdik.


Bize zaman zaman diyorlar ki ‘siz tarafsınız.’ Biz bu vatana sevdalıyız, biz ülkemize sevdalıyız. Bayrağımıza aşığız, onun için bayrak inmesin, ezan dinmesin, vatan bölünmesin, mazlumlar sahipsiz kalınmasın diyoruz. Taraf olmak buysa biz bu tarafta olmaya devam edeceğiz.”


350 BİN ÇALIŞAN YIPRANMA PAYI ALACAK


Yıpranma payı konusunda 4 yıldır çalışıyoruz. Sağlık bir ekip işi herkese verilecek dedik. Yeni Türkiye’nin TBMM’sinde ilk kanun tekliflerinden birisi yıpranma payı konusu oldu. 350 bin sağlık çalışanı yıpranma payı alacak. Bu tarihi bir kazanım ve  dönüşümdür. Sendikacılık adına büyük başarıdır.


CUMHURBAŞKANI ŞİDDET KONUSUNDA İNİSİYATİF ALMALI


Şiddet konusu başlı başına bir mesele ama sağlıkta daha fazla bir şiddet var. Bu anlamda bakanlığımızla ortak politikalar ürettik. Güvenlik tedbirleri artırıldı, hukuki destek verilmeye başlandı. En son bizim önerimizle tutuklu yargılama ile ilgili düzenleme yapıldı.  Ama savcıların yetkisinde olduğu için tutuklu yargılanmıyor. Bunlara bir zorunluluk getirin şiddet uygulayanlar tutuklu yargılansın istedik. Bu konuda sayın Cumhurbaşkanlımız inisiyatif almalı ve sayın Cumhurbaşkanımızın mihmandarlığında 80 milyon insanımızla bilirkte bu kutsal mesleği icra eden sağlık çalışanlarına karşı şiddete sıfır tolerans için ortak bir mücadele başlatmak gibi önemli bir zorunluluğumuz var. Sağlık çalışanlarına çok değer veren Cumhurbaşkanımızın bu konuda inisiyatif alacağını ve şiddet konusunda çözüm bulunacağına da canı gönülden inanıyorum.


TUNA BAŞKANIMIZA CESARETİNDEN DOLAYI TEŞEKKÜR EDİYORUM


Çankırı’da Tuna Dinç başkanımız ekibiyle birlikte samimi ve iyi niyetliler. Burada sandikacılığın yerelde nasıl yapılması gerektiğini çok iyi gösterdiler. Kimlerle uğraştıklarını ben çok iyi biliyorum. Türkiye’de FETÖ’ye karşı açılan ilk davalardan birisi Çankırı’da açılmıştır. Bu cesaretinden, tuttuğunu koparacağından dolayı Tuna başkanıma ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Kimlerin bizi zarara sıkıntıya, uğraştırmaya çalıştığını çok iyi biliyoruz. Ne Tuna başkanım ne yönetimi su koyvermedi, güçlüden yana olmadılar. ‘Bizim sayımız az olabilir ama yüreğimiz var’ diyerek dik bir duruş gösterdiler. Önemli bir katkı sundularını düşünüyorum.  Çankırı’daki sağlığın, çalışan arkadaşlarımızın işlerinin düzeltilmesi noktasında ülkemizin geleceğine katkı sunacağı noktasında Çankırı teşkilatımızın her zaman genel merkezimizin yanında duracağına yürekten inanıyorum.”


Yapılan konuşmaların ardından faaliyet, denetim ve mali raporlar görüşülerek ibra edildi ve seçime geçildi. Tek listenin yer aldığı kongre sonrasında Tuna Dinç tekrar başkanlığa seçildi.


Kongre sonucunda yönetim şöyle oluştu: Şube Başkanı Tuna Dinç, Başkan vekili Murat Taşkıran, Teşkilatlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Ertuğrul Geliş,  Mali İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Kadir Barak, Basın ve İletişimden Sorumlu Başkan Yardımcısı Cengizhan Demir, Mevzuattan sorumlu Başkan Yardımcısı Yakup Özcan, Eğitim ve Sosyal İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Zulkif Erdoğan.


Denetim Kurulu: Nedim İlyas Ata, Arif Erbasan, Hasan Hüseyin Şengül, Mustafa Cihat, Derya Arslan.


Disiplin Kurulu: Engin Taş, Murat Yatak, Fatih Çakır, Murat Oğuz, Muharrem İspiroğlu.


Habere Ait Resimler

Haber Yorum Ekle

Bu Habere İlk Yorum Yapan Siz Olun...

Scroll To Top