Sumitomo Rubber Ako
11° Açık
  • EURO 6.35
  • DOLAR 5.75

Çankırı Memur-Sen, “Memuru enflasyona ezdirmeyiz”

Çankırı’da Yeni Gün Çankırı Memur-Sen İl Başkanlığı dün bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında yapılan açıklamaya göre: “Hepinizin yakından takip ettiği ve bildiği gibi; 5. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri,  1 Ağustos günü gerçekleştirilen ilk oturumla başladı.  16 Ağustos’ta yani dün itibariyle de Kamu İşveren Heyeti, masaya ilk teklifini sundu.  Kamu İşvereni, görüşmelerin 16 gününde, bizim tekliflerimizin kendisine […]
Çankırı Gündemi - 17 Ağustos 2019 19:37 A A

Çankırı’da Yeni Gün

Çankırı Memur-Sen İl Başkanlığı dün bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında yapılan açıklamaya göre:
“Hepinizin yakından takip ettiği ve bildiği gibi; 5. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri,  1 Ağustos günü gerçekleştirilen ilk oturumla başladı. 
16 Ağustos’ta yani dün itibariyle de Kamu İşveren Heyeti, masaya ilk teklifini sundu. 
Kamu İşvereni, görüşmelerin 16 gününde, bizim tekliflerimizin kendisine iletilmesinden tam 22 gün sonra masaya teklif sundu.  
Kamu İşverenin toplu sözleşme masasına sunduğu ve kamuoyuna duyurduğu teklif; gecikmeyi unutturacak kadar vahim bir içeriğe ve eksikliklere sahip. 
Kamu İşvereninin teklifi; 
“teklif gecikti” siteminin ve tepkisinin ötesinde “teklif geçiştirildi”, “masa önemsizleştirildi” ve  “alın terimiz değersizleştirildi” tespitlerini ifade etmeyi ve buna dayalı tepkileri hayata geçirmeyi  hem gerekli hem de haklı hale getirmiştir. 
Toplu sözleşme sürecine dair sitem ve tepki cümlelerinin sayısının ve dozunun yükselmesi; 
Kamu İşvereninin masaya geç teklif sunma gayretinin ve sunduğu teklifin garabetinin semeresi olarak görülmelidir. Kamu İşveren Heyetinin geç kalmış ve geçiştirmeye odaklanmış teklifinin içeriğinde; bize teklif edilmesi bir tarafa masanın çevresinde dahi terennüm edilmemesi gereken oranlar ve rakamlar yer alıyor. 
Hükümetin masaya sunduğu ilk teklif; “Güçlü Türkiye imkansız”, “Büyük Türkiye anlamsız” ve “Yeni Türkiye gereksiz”  fikri sabitinde debelenenler dışında hiç kimsenin aklına yatmaz, gönlünü rahatlatmaz. Hükümet; bu teklifin, Yeni, Büyük ve Güçlü Türkiye hedeflerini ve gerçeklerini yok sayanlara can suyu vermek, kamu görevlilerini  enflasyona ezdirmeme kararından da açıkça vazgeçmek olduğunu görmelidir, 
Daha da önemlisi Hükümet, kalkınmayı önemsediğine, adaleti öncelediğine dair ispatı ve icraatı, toplu sözleşme masasına sunduğu yeni teklifle hem teyit hem de tescil etmelidir. 
Değerli Basın Mensupları, 
Çok kıymetli yol arkadaşlarım,
Memur-Sen Konfederasyonunun ve yetkili sendikalarımızın toplu sözleşme teklifleri; teşkilatımız, üyelerimiz ve kamu görevlilerimiz tarafından duruma uygun, çözüme matuf, içeriği makbul, maliyeti ve mahiyeti makul teklifler olarak kabul gördü. 
Bu kabule rağmen, Kamu İşvereninin 24 Temmuz’da sanki kendisine hiç teklif sunulmamış, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarına, demokratik ve sendikal haklarına, özlük hakları ve çalışma şartlarına dair   tekliflerinden bihaber kalmış bir profil çizmesini ne kabul edilir ne de anlaşılır bir tutumdur. 
Hükümetin masaya sunduğu 2020 ve 2021 yıllarında maaş ve ücretlere yansıtılacak artışlara ilişkin teklifini hatırlayalım; 2020 için % 3,5 + %3  ve 2021 için %3 + % 2,5… 
Bu oranlar; 
Hükümetin açıkladığı ekonomik hedeflerle uyumlu değil. Bu oranlar, 
Hükümet tarafından deklare edilen enflasyon tahminleri ve beklentilerine uygun değil. 
Hükümetin teklifi, faiz oranlarındaki düşmeyi, kurdaki aşağı yönlü hareketi, 
elektrik, doğalgaz ve diğer bazı temel ürünlerin fiyatlarındaki yukarıya yükselişi doğrulamıyor ve aksine yok sayıyor.
5. Dönem Toplu Sözleşme masasına dün itibariyle 
sunulan Kamu İşvereni teklifi; “kamu görevlilerine büyümeden pay vermeme haksızlığı” sona ermesi gerekirken aksine 
“kamu görevlilerine bütçeden pay vermeme hastalığı” eklenme çabası olarak da görülebilir. 
Siyasi irade, toplu pazarlık masasına, kamu görevlilerini refaha kavuşturma değil cefayla buluşturma teklifi sunduğu görmeli, teklifin eksiklerini ve hatalarını da bir an önce gidermelidir. 
Emek kesimi için toplu pazarlık masasının anlamı; evdeki bulguru kaybetme kaygısı olmaksızın dimyata pirince gitmektir. 
Kamu İşvereni, hem Dimyata pirince gitmemize engel olmak hem de evdeki bulgurun değerini azaltmak gayretindedir. Buna seyirci olmamız da kayıtsız kalmamız da beklenmesin! 
5. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde Kamu İşvereninden gelen ilk teklifin anlamı; 
2020 için yıllık toplamda  %6.60, 2021 için yıllık toplamda  %5.57 oranın da zam yapılması, 
iki yıllık toplamda ise  %12,54 oranında maaş ve ücretlere artış yansıtılmasını teklif etmektir. 
Bu durumda kamu görevlilerine ve onların yetkili temsilcisi konumunda konfederasyona ve sendikalara şu denilmektedir;
”2020’de maaş ve ücretlerinize enflasyon beklentisinden daha düşük oranda zam yapılmasını kabul edin. 
Şekere, elektriğe, doğalgaza tek seferde %15 zam yapıldı fakat maaş ve ücretlerinize dört seferde %12’nin biraz üzerinde zam yapılmasını normal kabul edin. 
Yetmez, “gecikme zammı aylık %2,5, yıllık %30 iken maaş zammınızın yıllık %6’lar ve iki yıllık toplamda %12’ler seviyesinde olmasına aldırış etmeyin” deniyor. 
Merkez Bankasının 2020 ve 2021 için enflasyon hedefi %5, aynı yıllara ait enflasyon tahminleri ise %9,5 ve %5,9 iken aynı yıllara ait beklenti anketlerinin sonucu ise sırasıyla %13,9 ve %11,5 olarak kayıt altına alınmış. 
Bu rakamların yanına da son 10 yıllık süreçte enflasyon hedef ve tahminleri ile gerçekleşen enflasyon arasında zaman zaman 2 kata kadar farklılıklar oluştuğu bilgisini de paylaşmak gerekiyor.
Diğer taraftan 2019 yılında uygulanan yeniden değerleme oranının %23’ün üzerinde olduğunu ve mevcuttaki tutumu devam ederse 2020 yılında uygulanacak yeniden değerleme oranının da %27-%30 bandında olacağı gerçekleri de gün gibi ortadır. 
Bir başka ifadeyle, kamu tarafı bazı harçlara ve ücretlere gelecek yıl yaklaşık %27 oranında zam yapılacaktır.
Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte Hükümetin bütçe teklifinin, 
Meclis tarafından kabul edilmemesi halinde “bir önceki yılın bütçesinin ilgili yıldaki yeniden değerleme oranı kadar artırılması”  uygulamasına geçilmiştir. 
Buna bağlı olarak,  2020 yılı bütçe teklifi Meclis tarafından kabul edilmemesi halinde, 
2019 bütçesinin 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranı kadar artırılması söz konusu olacak. Böyle bir durum gerçekleşirse; 2020 yılında Hükümetin bütçesine yaklaşık 
%27 civarında zam yapılırken kamu görevlilerinin maaşlarına ise 
%3,5+%3 zam yapılması gibi bir garabet ortaya çıkacaktır. 
Bütün bu veriler üzerinden şunu söylemek gerekir ki;  “Memuru enflasyona ezdirmeyiz” vaadi Hükümet tarafından öncelikle teklif bandında korunması gerekir.”Denildi. 

Bu haber 1104 kez okundu.
Çankırı Gündemi - 19:37 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.