DOLAR 32,3607 0.17%
EURO 34,4602 -0.71%
ALTIN 2.437,27-0,95
BIST %
BITCOIN 2176183-5,04%
Çankırı
12°

PARÇALI BULUTLU

16:50

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

sabanci.png
sabanci.png
85 okunma

Yaranbaşı, “Kooperatifler, birlik ruhunun kalesidir”

ABONE OL
17 Aralık 2020 09:21
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Çankırı’da Yeni Gün

Ticaret İl Müdürü Mehmet Ali Yaranbaşı, 21 Aralık Dünya Kooperatifçilik Günü  hakkında açıklamada bulundu.

Yaranbaşı, “Kooperatifçilik tüm dünyada ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçları karşılamak üzere müşterek paydada gönüllü insanların bir araya geldiği bir organizasyondur. Kooperatifçilik ile atıl sermaye ekonomiye katılmakta, böylelikle iktisadi anlamda canlılık ve süreklilik sağlanmaktadır.

Temelinde işbirliği anlayışı bulunan kooperatifçilik, zaman içerisinde değişen ihtiyaç ve şartlara göre ilke ve değerlerini yenilemiş ve birçok ülkede başarıyla uygulanan bir işletme modeli haline gelmiştir.

Uluslararası Kooperatifler Birliği (ICA)’nin tanımına göre kooperatif, “Ortak ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçlar ile istekleri, müşterek sahip olunan ve demokratik olarak kontrol edilen bir işletme yoluyla karşılamak üzere gönüllü olarak bir araya gelen insanların oluşturduğu özerk bir teşkilattır.”

Ortaklarının gereksinimlerini uygun şartlarda elde etmelerini sağlamak amacıyla aracıyı ortadan çıkararak ürünlerini daha iyi şartlarda değerlendirmek için kurdukları ortaklık olan kooperatifler, ortak ihtiyaçları karşılayan, emek ve ürünleri değerlendiren demokratik işletmelerdir. Birbirlerine meslek, sanat, toplumsal çıkar bağları ile bağlı olan grupların kendi aralarında kurdukları kuruluşlardır. Kooperatiflerde temel amaç kâr değil, işbirliği ve dayanışma içerisinde verimli çalışmaktır.

Kooperatifler için ,“birlik ruhunun kalesi” dir, denilebilir. “Birlikten kuvvet doğar” sözünün vücut bulmuş halidir. İnsanlar bireysel olarak yapamadıkları işleri, kooperatifler kurarak ortaklaşa başarabilirler. Bu güç; tek bir insanın yapamadığı ya da iyi yapamadığı çoğu işin üstesinden gelebilir.

Kooperatiflerin Toplum Kalkınmasındaki Görevi

Gelişmekte olan ülkelerin de toplum olarak kalkınmalarında başvurdukları önemli yapılardan olan kooperatifler; toplumu meydana getiren kişilerin yaşam seviyesini dayanışma, yardımlaşma ve işbirliği yolu ile yükselten ve dolayısıyla toplumun kalkınmasını sağlayan en önemli araçlardandır. Yardımlaşma, paylaşma, dayanışma, iş ve güç birliği gibi yüce duyguları yaratan, geliştiren ve yaşatan bir oluşum olan kooperatiflerin demokratik ülkelerin bugünkü ekonomik ve sosyal gelişmişlik düzeyine ulaşmalarında da çokça katkısı olduğunu söyleyebiliriz.

Kar amacından ziyade paylaşma ve dayanışma ruhu ile ekonomide katma değer yaratmanın ve paydaşlarına ekonomik katkıda bulunmanın amaçlandığı kooperatiflerin etkisi yerel düzeyde kalmayıp uluslararası boyutta da görülmektedir. Bu kapsamda kooperatifçiliğin tanıtılması, güçlendirilmesi, amaç ve faydaları hakkında toplumun bilinçlendirilmesi ve hem ulusal hem de uluslararası ilişkilerin güçlendirilmesi amacıyla, her yıl 21 Aralık’ta “Dünya Kooperatifçilik Günü” ülkemizde ve dünyada kutlanmaktadır.

Özellikle okullarda kurulan kooperatifler, öğrencilere dürüst ticaret şeklini, yardımlaşma ve dayanışma ruhu ile elde edilen olumlu sonuçların varlığını gösteren önemli bir araç olmakla birlikte; bu kooperatiflerde çalışan öğrenciler ile buradan alışveriş yapan öğretmen ve öğrenciler birlikten kuvvet doğar ilkesinin gerçekliğini yansıtırlar. Sürdürülebilir, güçlü, refah seviyesi yüksek, sorumlu ve katılımcı ekonominin oluşmasında önemli bir yere sahip olan kooperatiflerin, ülkemiz ekonomisindeki etkisi giderek arttığından, kooperatifleşmenin her alanda teşvik edilmesi gerekmektedir.  2012 yılından itibaren ülkemizde olumlu adımlar atılan kooperatifçiliğin,

Anayasanın 171 inci maddesinde: “Devlet, milli ekonominin yararlarını dikkate alarak, öncelikle üretimin artırılmasını ve tüketicinin korunmasını amaçlayan kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alır.”  şeklinde yer almasıyla kooperatifler anayasal güvence ile gelişime açık ve teşvik edilen bir organizasyon haline gelmiştir.

Konuya kendi ilimiz açısından baktığımızda; Çankırı’mız her ne kadar son dönemlerde kabuğunu kırmaya çalışsa da yerelde sermaye yapısının zayıflığından büyük ölçekli yerli /yabancı yatırımları hayata geçirmekte zorlandığını ya da bu yolda hevesinin kursağında kaldığını görüyoruz.

Tüm bu açıklamalar ışığında yapmamız gereken, kendimize dönüp “Çankırı’mızda kooperatifçilik konusunda hangi paydaşlarla neler yapabiliriz?” diye sormaktır.

Bu konuda “kooperatif işletmeyi” önemseyerek, İl Müdürlüğümüz ile “Eldivan Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi”nin ortağı kadınlarımız ve yönetimiyle uyumlu ve verimli çalışmalar neticesinde kooperatifçilik konusunda bir direnci kırdığımızı ve kooperatifimizi belirli bir noktaya getirdiğimizi söyleyebiliriz.

Eldivan Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifimizin Külçe markasıyla tanıtılması, Eldivan’ımızın organik ve yöresel ürünlerde yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası pazarda rekabet gücüne erişebilmesi adına kooperatifimizle beraber emin adımlarla ilerlemekteyiz.   

Tüm kooperatiflerimizin arkasında değil her daim yanlarında olarak, birlik oldukça başaracağımız, toplam kalite yönetiminden taviz vermeden çalışacağımız ve hedeflerimize ulaşacağımız konusunda umutlu olduğumu belirtmek isterim.

24-27 Eylül 2020 tarihleri arasında Ticaret Bakanlığımızın himayelerinde, Esnaf Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü’müzün organizasyonu ile düzenlenen ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Zehra Zümrüt Selçuk, TESKOMB Genel Başkanı Sayın Abdülkadir Akgül, AK Parti milletvekilleri Sayın Bülent Tüfenkci, Sayın Jülide Sarıeroğlu, Sayın Lütfiye Selva Çam, Sayın Çiğdem Karaaslan, MHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Deniz Depboylu’ nun da  katıldığı, 4. Kooperatifçilik Fuarı, “Birlikte Üretim, Birlikte Büyüme” temasıyla Ticaret Bakanımız Ruhsar PEKCAN tarafından açılmış ve çeşitli kategorilerde yılın kooperatifleri ödülleri sahiplerine takdim edilmiştir.

Fuara katılım sağlayan 150’ nin üzerinde kooperatifin, sektörün diğer paydaşları ve ziyaretçilerle buluşturulması sağlanmıştır. Fuarda kooperatiflerin yanı sıra, kooperatifçilikle ilgili kamu kurum ve kuruluşları, kooperatifçiliğe destek sağlayan bankalar, perakende sektörünün temsilcileri ve önde gelen elektronik ticaret firmaları ile esnaf ve çiftçilerden, girişimci ve tüketicilere kadar ticari hayatın içindeki tüm aktörler bir araya gelmiştir.

Kooperatiflerin üretim kapasite ve portföylerini artırmak ve ihracatta da pay sahibi olmalarını sağlamak adına önemli bir adım olarak görülen fuarda, bunun için gerekli olan vizyon ve donanımın kooperatiflere kazandırılması hedeflenmiştir. Bununla birlikte, Ticaret Bakanlığınca ulusal ve küresel pazarlarda yer almalarını sağlamak amacıyla her kooperatifin, market temsilcileri ve e-ticaret firma temsilcileri ile birebir görüşmeleri için fırsat oluşturulmuş ve kooperatiflerle ikili görüşmeler sağlanmıştır.

Bu kapsamda, e-ticaret temsilcileri ile bir araya gelmiş olan kooperatifler bir tıkla alıcılarla bir araya gelmenin kapılarını aralamıştır. Kooperatifler ayrıca ülkemizin önde gelen market zincirleri ile buluşarak kalite ve standardizasyon konularında donanımlarını artırma ve kooperatif ürünlerinin marketler üzerinden tüketicilere ulaşması için yol haritalarını belirleme hususunda yol gösterici ve yönlendirici olmuştur. Türkiye Kooperatifler Fuarında ayrıca “Kooperatifler Nasıl İhracata Açılır?”, “Kırsal Kalkınmanın İki Anahtarı Coğrafi İşaret ve Kooperatifler”, “Kooperatiflerde Dijital Dönüşüm ve Endüstri 4.0 Uygulamaları” ile “Kooperatiflerin Desteklenmesi Programı” konularında webinarlar yapılmıştır.

Şehrimizin ekonomik değeri kaya tuzunun da Kooperatifleşmeye uygun müthiş bir potansiyel olduğunu söyleyebiliriz. “Tuz ve Tuz Ürünleri İşletme, Üretim ve Pazarlama” alanında faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârlarımız ile tacirlerimizi, Çankırı Esnaf ve Sanatkârlar Odası Birliği ve Çankırı Ticaret Odası’nın işbirliğiyle bir araya getirip; yerel, bölgesel, ulusal ve hatta uluslararası alanda marka haline getirebiliriz. Şehrimizin bu potansiyelini koruyarak geliştirmemiz için en başta yapılması gereken, meslek odalarının üyelerini bu konuda örgütlemeleridir.

Diğer yandan, İmaret ve Manifaturacılar (M. Erişen Sokak) Çarşısının “Cazibe Merkezi” olması ya da buradaki esnafımızın tabiriyle “sönüp gitmesi” nin bizlere, ticari ve sosyal alanda faaliyet gösteren kişi ve kurumlara bağlı olduğunu söyleyebiliriz.

Önce esnaf ve sanatkârlarımız “Ya ALLAH!” deyip yola çıkmalı ve kooperatifçiliğe daha sıcak bakmalı. Arzu edilen hedefe ulaşmak için Ticaret ve Meslek odaları, bağlı birlikleri üzerinde bu konuda baskı oluşturarak katma değer artışıyla ekonomik ve sosyal refahın artırılması için elini taşın altına koymalıdır.

Ayrıca; Kooperatifleşmenin sadece esnaf ya da sanatkârlarla sınırlandırılamayacağı, öğrenciler arasında da bir kooperatifleşme hareketi yaşanmasının olumlu sonuçlar vereceği açıktır.

Örneğin, Japonya’da ICA(Uluslararası Kooperatifler Birliği) 2012 verilerine göre; 1,5 milyon öğrenci ortağa sahip 212 birim “üniversite kooperatifi” nin olduğunu ve üniversite öğrencilerinin %95’inin bu kooperatiflere ortak olduğu görülmüştür. Bu kapsamda “SACAYAĞI projemiz” ile farkındalık yaratarak, Çankırı Karatekin Üniversitesi öğrencileri için “Öğrenci İşletme ve Pazarlama Kooperatifi” kurulmasıyla, hem öğrencilerimize ek gelir sağlanmasını hem de üniversite hayatı sürecinde ve öğrencilik sonrası “Hayat okulu” na hazırlanmalarını sağlayabiliriz. Yeter ki bu amaçlar doğrultusunda istek, inanç ve enerjimizi birlik ruhumuzla açığa çıkaralım.

Diğer taraftan “üçüncü sektör” olarak da nitelendirilen kooperatiflerin, topluma ve çevreye saygılı, sürdürülebilir bir işletme anlayışına sahip oldukları görülmektedir. Ayrıca kooperatifler gelir dağılımında adaletin sağlanmasına olan katkılarıyla diğer işletme türlerinden ayrılmaktadır. Bu nedenle, piyasa ekonomisinin hâkim olduğu pek çok ülkede, kooperatiflerin gelişmesini destekleyen ve teşvik eden yasal ve kurumsal düzenlemeler yapılmıştır.

Kooperatif ve kooperatifçiliğin ulaştığı etkinliğin düzeyi, 2008 yılında ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkileyen ekonomik krizle bir kez daha görülmüştür. Zira son “küresel ekonomik krizin” olumsuz etkileri, sermaye şirketlerine oranla kooperatiflerde çok daha az hissedilmiştir.

Türkiye hem kooperatif hem de kooperatif ortak sayıları açısından dünya ile benzer bir görünüm sergilemesine rağmen, Marmarabirlik üyesi ve benzer kooperatiflerimiz dışında, kooperatiflerimizin genel olarak verim ve işlevsellik açısından istenen düzeyde olmadığını söyleyebiliriz.

Bakanlığımızın sunduğu destek ve avantajlar başta olmak üzere başkaca bakanlıklarımızın sağladığı desteklerle genel manzaranın tam tersi olması gerekir. Müteşebbis olarak bir araya gelmek isteyen, katma değer artışı ile başta yerelde olmak üzere bölgesel ve ülke kalkınmasına katkı sunmak isteyenlere “yerel yönetimlerin” iştirak, katkı ve destekleri de büyük önem arz etmektedir.

Bu kapsamda Bakanlığımız tarafından; kooperatif ve üst kuruluşlarının üretim ve istihdama katkısı olacak yatırım projelerinin desteklenmesi, faaliyetlerinde etkinlik ve verimliliğin sağlanması, teknoloji ve yeni üretim tekniklerinden yararlanmalarına katkıda bulunulması ve bireysel tasarrufların uygun kooperatif girişimcilik modelleri ile ekonomiye kazandırılması amacıyla hayata geçirilen KOOP-DES Projesiyle kooperatiflerimize 2020 yılı Temmuz ayı itibariyle 13,6 milyon TL hibe desteği sağlanmıştır.

İşletme ölçeğindeki dezavantajlar nedeniyle üretim planlamasının yapılamadığı, küçük esnaf ve çiftçinin pazarlık gücünün olmadığı, alırken de satarken de dezavantajlı olduğu, gelir bölüşümünde kaybedenin hep küçük esnaf ve üretici olduğu ülkelerde işlemeyen/işletilemeyen kooperatif düzeninin istisna olması gerekir.

Bu sebeple; sektörün işletme ölçeğinden kaynaklı sorunlarının aşılmasının başkaca pratik bir yolu olmaması başta olmak üzere planlı üretim, sektörde yenilenme (teknolojik yenilenme, sermaye biriktirme, vb.) ihtiyacının karşılanabilmesi, üretimle sağlanan katma değerin hakça bölüşülebilmesi, küçük esnaf, çiftçilerimiz, (tarla ve market makas açıklığının daraltılabilmesi gibi daha da uzatılabilecek) kadınlarımız ve gençlerimizin ülkemize has ekonomik ve sosyal meselelerinin çözülebilmesi için kooperatifçilik, bir seçenek değil mecburiyettir.

Zincir market ya da diğer büyük sermaye güçleri karşısında, nakdî sermayeden ziyade bedensel faaliyetlerle ayakta kalmaya çalışan, mahallemizin “Bakkal Amcası” gibi küçük esnaflarımızın, “yerel ve coğrafi işaretli yöresel ürünler” üzerine faaliyet gösteren işletmelerin güçlerini, emek ve sermaye gibi kaynaklarını birleştirerek faaliyet göstermeleri için teşvik edilmeleri önemlidir.

Kooperatifçilik gönüllülük ve işbirliği üzerine tesis edildiğinden her ne kadar avantajları, ekonomik ve sosyal hayata katkıları ifade edilse de belediyelerin/yerel yönetimlerin ve meslek kuruluşlarının desteği yeterli düzeyde olmadıkça istenen sonuca ulaşılamayacağı kesindir. Bu sebeple Çankırı Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile Çankırı Ticaret ve Sanayi Odasının üyelerini bu yöne kanalize etmesi ve belediyemizin de kooperatif işletmelere vereceği destek ve sunacağı katkı son derece önemlidir. Bakanlığımız taşra teşkilâtı olarak bizler her daim rehberlik etmeye ve danışmanlık hizmeti verip yol göstermeye hazırız. Her ne kadar avantajlarını, ekonomik ve sosyal hayata katkılarını paydaşlarımıza anlatıp ifade etsek de yerel yönetimler ve meslek kuruluşlarından bu yönde istek ve destek talebi gelmedikçe asıl olması gereken bir yanımız eksik kalmaktadır.

Sonuç olarak, ilimizdeki Kayatuzu üretici ve satıcılarının, kadınlarımızın, üniversite öğrencileri ve gençlerimizin bir proje dâhilinde bir araya getirilmesi, ilimizdeki sosyo-ekonomik meselelerin çözümü ve refahın tabana yayılabilmesi için bir tercihten öte mecburiyet olan kooperatifçiliğin, ilimizde gelişmesi adına, ilk aşamada yerel ve organik ürünlerimizin değerlendirilmesi, kadın istihdamına katkıda bulunma ve kadınlarımız eliyle katma değer artışını sağlama hedeflerine ulaşmak için ticaret ve meslek odalarından, yerel yönetimlerden ve valiliğimizden de destek beklediğimizi Ticaret İl Müdürlüğü olarak da her daim danışmanlık ve işbirliğine hazır olduğumuzu belirtmek isterim.

Bu vesileyle; “Birlikten kuvvet doğar” ruh ve inancıyla kooperatifçiliğin ekonomide bir seçenek değil mecburiyet olduğunu yineleyerek kooperatiflerimizin “Dünya Kooperatifçilik Günü” nü kutlar;

Kooperatif işletmelerin şehrimiz, bölgemiz ve ülkemizin ekonomik sistemine katkısının artmasını temenni ederim” ifadelerine yer verdi.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.