DOLAR 18,8116 0.01%
EURO 20,4382 -0.29%
ALTIN 1.164,52-0,15
BIST %
BITCOIN 433684-1,25%
Çankırı

PARÇALI BULUTLU

06:46

İMSAK'A KALAN SÜRE

57 okunma

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider Çankırı’yı ziyaret etti

ABONE OL
10 Kasım 2022 18:48
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Çankırı’da Yeni Gün

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider Çankırı’ya bir ziyaret gerçekleştirdi.

Bakan Yardımcısı Gizligider’in Çankırı’daki ilk durağı Valilik oldu. Valilik ziyaretinin ardından Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Şehit Mehemet Ata Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni ziyaret etti.

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Habitat Derneği ve Coca-Cola Türkiye ortaklığında yürütülen, Tarım ve Orman Bakanlığının Kız Kardeşim Projesi Sertifika Töreni’ne katılım sağladı.

Kız Kardeşim Projesi Sertifika Töreni’nde konuşan Gizligider, “Kadınlar insan biz insanoğluyuz. Bizler biraz aciz biraz bakıma muhtaç biraz yardıma muhtaç varlıklarız. Sizler olmazsanız bizim durum çok iyi değil. Sizlerin elinizin değdiği herşey ayrı bir bereket ayrı bir verim ayrı bir rahmet. Anadoludayız. Diyecek fazla bir şey yok. Patron sizsiniz. Biz de size yetişmeye çalışıyoruz.  Yeni yüzyılda, yaklaşık 10 gün önce Cumhurbaşkanımız ilan etti. Türkiye yüzyılı, bu gelmekte olan yüzyıl Türkiye yüzyılı. Artık kendimizin ürettiği en modern teknolojiyle ürettiği arabamızla. Artık kendi ürettiğimiz tohumumuzla kendi ürettiğimiz uydumuzla uçağımızla, bir ayağımız toprağımızda öbür ayağımız dünyanın dört bir tarafında yetişmiş insanımızla inşallah Türkiye yüzyılı. Türkiye yüzyılına girerken dünya, farklı badireler geçirdi, geçiriyor. Belki bu coğrafyada hiç eksik olmadı kan, belki bu coğrafyada hiç eksik olmadı gözyaşı bizim yüz yıl öncesine kadar ki hakimiyetimizden bu yana ama geldiğimiz noktada gerek pandemi süreciyle gerek gıda milliyetçiliği gerek bölgesel savaşlar ve hepsinin ardından bir şeye yöneldik nedir bu tarım hayvancılık balıkçılık orman yani tam da bizim faaliyet alanımız olmazsa olmaz. Teknolojide nereye gelirsek gelelim acıktığımızda cıvata yiyebilme ihtimalimiz yok. Bunu gördük. Yine pandemi sürecinde gıda milliyetçiliğini gördük. Adeta koca koca devletlerin modern devletlerin birbirlerinin malına çökmeye çalıştığını gördük. Maske çaldıklarını gördük birbirlerinden. Hamd olsun Türkiye bu süreci son derece olabildiğince iyi atlattı ve buradan bazı dersler çıkardı. Bu yaşananlar, gerek dünyada yaşananlar gerek Türkiye, üretimin ve bu üretimin sürdürebilirliğinin ve yeni dönemde tam da Türkiye yüzyılı dediğimiz bu dönemde nasıl bir yöne evrileceği yönünde bazı kararlar verdik.

Bir sene çiftçimiz bir ürün eker çok para eder, çok mutludur ama öbür sene herkes o ürünü eker onun değeri düşer ve acaba ne olacak bu patatesçinin hali ne olacak bu buğdaycının hali bu pancarcının hali inşallah bunların hepsini bitireceğiz. Biz inşallah yeni dönemde gazi meclisimize de bu hazırlıklarımızı sunuyoruz onları da bitirdik inşallah. Ekilmeyen tek bir metrekare alanımız olmasın istiyoruz. Bununla ilgili bir yasal düzenleme getireceğiz inşallah milletvekillerimiz takdir ederse. Böylece herhangi bir sebeple, modern hayat büyük şehir hayatı insanlar köylerini terk etmiş, terk etmek zorunda kalmış yada miras meseleleri yada herhangi farklı bir sebeple boşalan, diyeceğiz ki sana 2 yıl süre. Bu tarlayı ektin ektin, ekmedin ben devlet olarak bunu, onu da son derece şeffaf şekilde elektronik ortamda kiralayacağım sana da bunun parasını hesabına yatıracağım. Önce buradan başlayacağız. Sonra diyeceğiz ki bir ürün ekerken dikkat etmemiz gereken işler var. En başta su. Toprağın özelliği, iklimin özelliği. Dolayısıyla isteyenin istediği yerde istediği ürünü ekmesi ve geldiğimiz noktada yaşadığımız sıkıntılara son vermek istiyoruz. Diyeceğiz ki sen burada şu ürünleri ekebilirsin. Bunları yaparsan destek var. Arkandayız. Ama öbür türlü başka bir yola girersen ben bunun sana teminatını veremem. Bu şekliyle hem ürün desenimizi planlayacağız. Tüm ülke ihtiyacımızın ihracatımızdaki ihtiyacın ne olduğunun hepsinin planlaması hem de çiftçimizin Allah izin verirse bir daha zarar etmesi yönünde bir ihtimali ortadan kaldıracağız.” dedi.

Bakan Yardımcısı Gizligider, “Yeni bir uygulama olarak şu anda Konya’da bu yıl itibariyle uygulama yapıyoruz. Gelir koruma sigortası dedik biz buna. Bununla da her şeye rağmen öngörülemeyen faklı şeyler olabilir çünkü malum zirai faaliyet dış etkenlere son derece açık bir faaliyet. Eğer öyle bir faaliyet olursa gelir koruma sigortası girecek fark ödemesi girecek Allah’ın izniyle çiftçimizin artık zarar etmesiyle ilgili bir problem Türkiye’de kalmayacak. Bunu şöyle ben size, yaptığımızın yapacağımızın teminatı olduğu anlamında örnekleyim. Nasıl bu yıl çok şükür orman yangınlarıyla ilgili hiçbir sorun yaşamadıysak, en fazla olan 70 saat sürdü bir yangınımız oda, diğeri 24 saat sürdü, diğerleri 2 saat ortalamamız. Yaklaşık 2 saatte bu devlet geçtiğimiz yıllardan aldığı tecrübeyle birikimle çıkardığı derslerle   bu meseleyi Allah’ın izniyle bitirdi ve dünyada örnek bir duruma geldi. İnşallah bu zirai faaliyette de çiftçimizin yüzünün gülmesinin sadece işte bu yıl ürünlere çok para verdi devlet şansımız yaver gitti Allah yüzümüze baktı iklim iyi geçti gibi etkenlerin ötesinde sistematik olarak da düzelteceğiz. Rusya ile Ukrayna bir savaşa tutuştular. Ukrayna’dan çıkması gereken gemilere bir blokaj kondu. Rusya müsaade etmedi. Bu iki devlet, yoğun bir çatışma sürecindeyken dünyanın süper güçleri bakarken Türkiye’nin adaletine sığındı. Türkiye’nin adaleti 2. Kez geçtiğimiz 10 günde de ikincisi yaşandı, bu düğümü çözdü. Yani, aslında biz bu coğrafyada bin yıldır adaletin tecellisinin de teminatıydık. Ve galiba bu coğrafya yine bizi çağırıyor. İşte biz bu anlayışı tahıl üretiminden tahıl koridorundan hayvancılıktan ormancılıktan nereden tutarsanız tutun işte artık Türkiye yüzyılı dediğimiz  bu yeni dönemde bu anlayışla hareket edeceğiz.” şeklinde konuştu.

Sulama projelerine değinen Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, “Bizler ülke olarak dünya çapında ciddi işler yapıyoruz. Kıbrıs’a su götürüyoruz mesela. Sulamaya açtığımız alanlar keza burada da güzel örnekler yaşanacak çok yakında. Büyük rekorlar, barajlarımız meralarımız yaylalarımız hayvan sayısında geldiğimiz nokta hububatta geldiğimiz nokta bir çoğunda Avrupa’da birinciyiz, dünyada ise ilk 10 sırasındayız. Ama buna rağmen birileri bir şeyler söylüyor. Geçtiğimiz 19 yılın 15 inde bu sektörde büyüme yaşanmış 4 yılın ikisi zaten pandemiyle ilgili, ikisiyle de ilgili de dönemsel sorunlar oldu. Art arda büyümüş. Mesela tarımsal hasılada bu yıl biz 30 milyar dolar ihracatla kapatmış olacağız. Geldiğimiz noktada 2002 de ise bu rakam 3,8 milyar dolarmış yani yaklaşık 9 kat dünyaya sattığımız tarımsal üründe kazandığımız para büyümüş. Yine fındıkta kuru üzümde kayısıda incirde ayvada buğday unu ihracatında dünya da açık ara birinciyiz.  toplamda 87 milyar dolar dış ticaret hacmimiz olmuş çok net bir şekilde ihracatçı konumdayız. Hayvan sayısında açık ara Avrupa’da birinci sıradayız.  Sadece hayvan sayısında değil bir de bunun niteliği var. Karkas et dediğimiz bir hayvanın ne kadar et verdiği gibi diyelim bunlarda 2 -3 kat büyümeler söz konusu. Yine kendine yeterlilikte birkaç ürün dışında yüzde yüzün üzerindeyiz. Ama bunların hepsini sizlerin eli değdiği için yapıyoruz.” dedi.

Gizligider, “Sizler bu işlere sahip çıktığınız için yapıyoruz. Pandemiyle birlikte bir köye dönüş, bir öze dönüş belki gündemde. Bunu biz Milli Eğitim Bakanlığımızla keza İçişleri Bakanlığımızla tahmin ediyorum ki farklı bakanlıklarımız da bundan sonra bu döneme girecek, bu altyapıyı inşallah kuracağız. Örnek köyleri çalışıyoruz. İnternet olmazsa bu çağda köye dönüşün çok anlamı olmayabilir. Çünkü çocukların okullarında bu ihtiyaç var. Her şeyi geçtik elimizdeki cep telefonları var. Keza enerji altyapımız olmazsa bunu sağlayamayabiliriz. Biz de şunu gözlemliyoruz ve bundan son derece mutluyuz, artık köylerimizde kırsalda yeni yapılmaşmalar başladı. Artık doğalgaz isteniyor. Bu iyi bir talep. İnşallah bu öze dönüşün altyapısını da biz bakanlık olarak kurmaya gayret ediyoruz. Kız kardeşim projesine geri dönmek istiyorum. Burada çok önemli eğitimler veriliyor. İnternet üzerinden satış. Teknolojiyi yakalayan kız kardeşlerimiz. Bunları da tabi ne şekilde olması lazım yani bir pazarlama mantığı nedir, modern dünyada ne yapmak lazım. sanal dünyada ne yapmak lazım. bunların eğitimi veriliyor. Finansal bilinç, müşteri ilişkileri, dijital dünyada güvenlik, ürün sunum ve pazarlama teknikleri, gıda güvenilirliği, etiketleme mevzuatı gibi bunlar çok değerli eğitimler. Lütfen bu eğitimleri edinin. Bunlar size uzun vadede çok büyük getirileri olacak. Yeni döneme dönmek lazım, yeni dönemi biraz daha anlatmak lazım. sözleşmeli tarım ve sözleşmeli hayvancılığa geçiyoruz. Sözleşmeli hayvancılığın lansmanını yaklaşık 20 gün önce Erzurum’da başlattık. Yani bu alıcı ve satıcıyı koruyan bir sistem. Yani kimse kimsenin bir sonraki adımında hakkına hukukuna girmeyecek. Hikaye bu.. inşallah bunu da bu yasama döneminde kanunlaştırmak istiyoruz. Türkiye artık sözleşmeli tarım yıllardır konuşulan ama bir türlü geçilememiş olan bu sisteme de geçmiş olacak. Yine size kent tarımından bahsetmek isterim. Kent tarımı dediğimiz şu, dünyada da bunun örnekleri var, artık ülkemizin de ihtiyaçları var. Malum İstanbul 15 16 milyon hatta günlük nüfusuna bakarsak en az 20 milyon nüfüsun sirküle edildiği koca dev bir ülke adeta şehrin ötesinde. Ankara yaklaşık 6 milyon nüfus, başkent. Keza izmir, adana, kayser… bu coğrafyadan örnekleyerek ne yapmak istediğimizi sizinle paylaşayım. Biz istiyoruz ki insanlar yaşadığı yerde beslenebilsin, yaşadığı yerdeki üretimle beslenebilsin. Yani hemen çevresinin o şehri beslemesini sağlayalım. Ben buna kısaca şöyle bir isim taktım, yorgun domates sendromuna son vermek istiyoruz. Bu ne demek, Antalya’dan yola çıkan 730 kilometre yolculuk yapan domatesin istanbula vardığında olması gereken hakkı sofranıza inmek değil bence salça olmaktır. Eğer 1400 kilometre Artvin’e gidiyorsa hiç söylemeyim. Şunu anlatmaya çalışıyorum, bunun gerek lojistik maliyeti, gerek zaman israfı, gerek insan israfı ve belli yerlerdeki üretim kümelenmesi oysa diğer noktalarda insanların yaşadığı yerlerde bu hizmetin olmaması geldiğimiz noktada artık katlanılabilir bir husus olmaktan çıktı. Amacımız büyük şehirlerin etrafında bunun içinde jeotermal seralar da dahil olmak üzere üretim kümelenmeleri yapmak ve buna destek vermek. Yani isteğimiz artık daha az maliyetle daha taze ve aracıların bir takım numaralarıyla diyelim artık hemhal olmadan inşallah çiftçiyle tüketeni vatandaşı buluşturmak. Bunu inşallah allahın izniyle geçeceğiz. Yine bizim için çok önemli bir husus, şu an herhalde elinde cep telefonu olmayan aramızda yok. Bu kaçınılmaz bir husus aldıysa inşallah biz yeni dönemi de cep telefonuna sığdırmak istiyoruz. Şunu anlatmaya çalışıyorum, az önce dedik ya ürün desenini inşallah artık biz devlet olarak belirleyeceğiz, siz geleceksiniz tarlanıza ne ekeceğinizi ordan seçeceksiniz. Sizin seçenekleriniz orada olacak ki 400 500 metreden su çekerek mısır üreten konya ovasındaki obruklar bir adaha oluşmasın. Yani suya göre, toprağa göre ve oranın geçmişine göre bir ürün deseni belirlenecek ve siz bunu cep telefonunuzdan yöneteceksiniz. Alacağınız desteklerin başvurusu cep telefonundan olacak. Bu yıl itibariyle 1 ekim itibariyle çks kayıtlarının düzeltilmesini, yenilenmesini artık e devlet üzerinden cep telefonu üzerinden yapabilme kolaylığına başladık. Yine bir yenilik olarak ve tam da bu hafta itibariyle kullanıma başlanan bizim için önemli bir devrim bu, mazot ve gübre desteklerini erkene çektik. Martta almanız gereken mazot ve gübre destekleri artık ekim ve kasım itibariyle ödeniyor. Para olarak mı ödeniyor, hayır. Madem amacımız mazot ve gübrede destekse biz bunu ayni olarak kartlara ziraat bankası kartlarına yüklüyoruz. Bugün itibariyle de 10 bin kişi şu anda bu hizmeti kullandı. Tabi ki devamı gelecek. biz önümüzdeki dönemde de bunun devamını benzer bir şekilde yapmak istiyoruz. Çünkü destek yerini bulsun istiyoruz. Yani en önemli sorun bize de en çok yöneltilen eleştiri buydu. Hayvancılıkta da e-nabız sisteminin çok benzerini inşallah çok yakında açıklayacağız ve böylece hayvanın tabiri caizse anasını, babasını, aşısını hastalığını her şeyini cep telefonu üzerinden bilmiş olacağız, takip etmiş olacağız. Bu da bizim için ciddi bir yenilik olacak. Bu destekleri sadeleştiriyoruz arkadaşlar.” ifadelerine yer verdi.

Küçük aile işletmelerini desteyeceklerini söyleyen Gizligider, “Küçük aile işletmelerini çok destekleyeceğiz. O yüzden size çok iş düşecek. Bu destekleri hissedeceksiniz. Özellikle hayvancılıkta. Bu niyette olan arkadaşlarımız varsa bunu takip etmelerini isterim. Bunların hepsini de bir sloganla anlatmaya çalıştık. O da şuydu, sen üret yeter dedik. Yani sen bir üret, gerisi bizde. ” dedi.

Bugün saat 11’de gerçekleştirilecek olan fidan dikme etkinliğine herkesi davet eden bakan yardımcısı, “11 Kasım saat 11 bizim için önemli bir gün. Biz malum tarım ama aynı zamanda da orman bakanlığıyız. Çankırı orman açısından çok kıymetli bir varlığa sahip yani, bir yandan iç Anadolu vilayeti ama bir taraftan da karadeniz gibi de göz kırpıyor. Çünkü yüzde 25 gibi çok önemli bir orman varlığına sahip. Yarın yapacağımız saat 11 itibariyle başlayacak olan fidan dikimine hepinizi bekliyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Kız Kardeşim Projesi Sertifika Töreni’nin ardından Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider programına Çankırı Belediyesi ziyareti ve AK Parti İl Başkanlığı teşkilat buluşmasıyla devam etti.

Muhabir: İlhan Onay

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.